Yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, Karadeniz’deki fay yapıları ile Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF) arasındaki ilişkiye dikkat çekerek Ordu ve Fatsa açıklarının deprem ve tsunami açısından yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.

Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, Karadeniz’in Ordu ve Fatsa açıklarında geçmişte yaşanan sismik hareketler ile deniz tabanındaki deformasyon izlerinin bölgenin deprem potansiyeli açısından önem taşıdığını belirtti.

Ordu-Fatsa açıklarında 120 kilometrelik alan

Bektaş’ın paylaşımında, Fatsa ve Ordu açıklarında yaklaşık 120 kilometre uzunluğunda ve 25 kilometre genişliğinde bir alanda tsunamiyle ilişkilendirilen deformasyon izlerinin bulunduğu ifade edildi.

Deniz tabanındaki bu yapıların bölgedeki sismik hareketliliğin değerlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirten Bektaş, Karadeniz’deki fay sistemlerinin Kuzey Anadolu Fay Hattı’ndan tamamen bağımsız değerlendirilmemesi gerektiği görüşünü dile getirdi.

1939 depremi ve Karadeniz’deki tsunamiye dikkat çekti

Bektaş, Karadeniz’deki faylarla KAF arasındaki olası etkileşimin geçmişte de kendisini gösterdiğini savundu. Bu kapsamda 1939 Erzincan Depremi sonrasında Karadeniz’de meydana gelen tsunami olayına dikkat çekti.

Bektaş ayrıca, 1968 yılında meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin Karadeniz Fayı olarak değerlendirdiği ve güneye doğru eğimli bir fay yapısı üzerinde gerçekleştiğini belirtti.

“Fay sistemleri arasında geçişli ilişki bulunuyor”

Kandilli Rasathanesi tarafından kaydedilen sismik verilerin de KAF ile Karadeniz’deki sismik kuşak arasında geçişli bir yapı bulunduğuna işaret ettiğini belirten Bektaş, iki sistemin birbirinden tamamen bağımsız ele alınamayacağını ifade etti.

Bektaş, Alman yer bilimci Lahn’ın geçmiş dönem çalışmalarına da atıfta bulunarak, Karadeniz kıyısındaki sismik merkezlerin Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde meydana gelen büyük depremlerle bağlantılı şekilde tetiklenebileceğine yönelik değerlendirmeleri aktardı.

“Yakından izlenmeli”

Ordu ve Fatsa açıklarındaki deniz tabanı yapıları ile bölgedeki sismik hareketliliğe dikkat çeken Bektaş’ın açıklamaları, Karadeniz’in deprem potansiyelinin ve olası tsunami riskinin bilimsel veriler ışığında izlenmesinin önemini gündeme getirdi.

Uzman değerlendirmesinde, bölgede geçmişte meydana gelen depremler, deniz tabanındaki deformasyonlar ve sismik kayıtların birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.